İrtibatı Koparmayalım!
bir lokma bir hırka deyimi
dervişçe yetinmeyi, az şeyle geçinmeyi, çok malda gözü olmamayı anlatır, örnek: Şu dünyada bir lokma bir hırka, daha ne istenir.
- ceza kesmek
- başında boza pişirmek
- altmışaltıya bağlamak
- acabada kalmak
- bokuyla kavga etmek
- canı gönülden
- akıllılık etmek
- at oynatmak
- göçüp gitmek
- aracı koymak
- fena kalpli
- burun kıvırmak
- adam içine karışmak
- burun şişirmek
- burun buruna gelmek
- can havliyle
- denize su götürmek
- bir yolunu bulmak
- bir gömlek aşağı
- çocuk aklı
- ayağıyla tuzağa düşmek
- al haberi, git kaban kaban
- çarıklı erkanıharp
- işitenlerden uzak
- boynunu vurmak
- atlaya zıplaya
- ağırdan almak
- çan çan etmek
- boşta kalmak
- burun yapmak
- birinden biri
- elle tutulur
- bildim bileli
Son Sorgulanan Deyimler
Deyim
Anlamı
dervişçe yetinmeyi, az şeyle geçinmeyi, çok malda gözü olmamayı anlatır, örnek: Şu dünyada bir lokma bir hırka, daha ne istenir.
Biriyle ilgili olarak alaylı dedikodu yapmak.?Bunlar adamı tefe koyarlar, sakın ağzından bir şey kaçırma.?
(1) Cami, mescit gibi ibadet edilen yer.
(2) İnsan gönlü.
Örnek: Bektaşiler, 'Allah'ın evini yıkma' derken, gönül kırmamayı anlatır.
argo (1) (bir sözü, davranışı) yanlış anlamak. (2) (bir sözü, davranışı) işine geldiği gibi yorumlamak.
"Araları bozulmak, bozuşmak" anlamında tehdit olarak kullanılır.
Hareketlerini düzeltmezsen külâhları değişiriz, ona göre!
Bektaşinin birisi züğürt kalmış. Hem yaz ayı hem hava çok sıcak. Orada burada gezmekten yorgun düşmüş, aç bi aç dolaşmaktan halsiz kalmış. Tam cami yanından geçerken öğle ezanı okunmaya başlamış. Cami avlusuna girip şadırvandan suyunu içmiş. Abdest alanları görünce de "Bari ben de abdest alayım. sonra da cemaatle birlikte namaz kılar, çıkışta da mendil açarım" diye düşünmüş.
O sırada bir Rum bakkal, şadırvanda terazisinin kefelerini yıkamaktaymış. O da bunaldığı için, külahını çıkarıp yanına koymuş. Bektaşî, abdest aldıktan sonra kendi külahı yerine Rum bakkalın külahını alıp başına geçirmiş. Namaz sırasında bütün cemaat, başında Rum külahıyla namaza gelen bizim Bektaşiye bakıp durmuş.
Namazdan sonra Bektaşî herkesten önce camiden çıkıp kapı önüne mendil açmış. Cemaattekiler "Bakın şu Ruma, Müslüman olmuş, hem de güzel güzel namazını kıldı." diyip keselerinde ne var ne yok Bektaşînin mendiline dökmüşler. Bu durum Bektaşînin çok hoşuna gitse de pek bi anlam verememiş. Tam mendiline sığmayan paraları külahına doldurmak için başındaki külahı çıkarınca bir de ne görsün, Külah onun külah değil. Kendi kendine "Durum şimdi anlaşıldı. Cemaat beni Rumdan dönme Müslüman zannetti. Mangırlar bu yüzden geldi, Demek ki bazen külahları değişmek gerekiyormuş" demiş.
Çevresine ve her şeye karşı ilgisizleşmek.
Örnek Cümle:
Yaşadığı büyük travmadan sonra bir türlü hayata tutunamamış, dünyasından geçmişti.
Kendini dara düşürücü işlere dayanıklı olamamak, bu işleri yapma yeteneği bulunmamak.
(1) çok isteyip de elde edemediği bir şeye karşı isteği sürmek. (2) elde edemediği bir şeyi kıskanmak.
Yayın Ağımız
Bu listede yer alan sitelerimiz günlük hayatınızda gerek eğitim, gerek iş, gerek eğlence ve gerekse alışveriş konusunda yardımcı olmak için uzman ekipler tarafından hazırlanmaktadır.Eğitim Sitelerimiz
Eğlence Sitelerimiz
Rehber Sitelerimiz
Diğer Sitelerimiz
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 - 2025
Sitemizin SEO çalışması Seo Uzmanı Zeze tarafından yapılmıştır.anlaminedir.com bir nerededir.com sitesidir.